İhtişamın Üzerindeki Kara Lekeler

Günlerden 8 Kasım Pazar, İstanbul’da maraton sebebi ile ana yollar kapalı, üstelik tramway da çalışmıyor. İstanbul sanki sporculara jest yapmak ister gibi, trafikten arınmış güneşe bulanmış olarak, tüm güzelliği ile kucaklıyor kendini dışarı atanları. Bu güzel havayı bahane edip Sirkeci’den Karaköy’e yürüyerek güzel havanın ve istanbul’un tadını çıkarttım. Boğazkesen girişinde Archeo’da bir mola verip eşsiz atmosferinde ruhumu dinlendirdikten sonra Beşiktaş Kadıköy iskelesine doğru yola koyuldum. Uzun zaman sonra yaptığım bu yürüyüş tarifi çok zor bir mutluluk katmıştı bana.

Ağır adımlarla hiçbir yere yetişme telaşesi olmadan her adımı sindire sindire atıyordum. Tek tük de olsa turiste rastlamak beni mutlu ediyor, geleceğe daha bir umutla bakmamı sağlıyordu.

Dolmabahçe Saat Kulesine geldiğimde normalin çok altında da olsa görece yoğun bir turist akımıyla karşı karşıya kalmıştım. Konuşmalarına, heyecanlarına kulak kesilip anlamaya çalıştım, Rus bir kafileydi, İstanbul’da olmaktan bu mevsimde güneşle kucaklaşmaktan oldukça hoşnut ve mesut görünüyorlardı. Aralarından yavaşça geçtikten sonra Dolmabahçe’nin ana kapısında durdum, 10-15 kişilik bir kalabalık vardı çoğunluğu yerli turist olan bu kalabalık çeşitli açılardan ihtişamlı kapının önünde fotoğraf çekiliyordu.

İstanbul’un belki de Türkiye’nin en simge yapılarından biriydi kuşkusuz bu yapı. Yine hiçbir yere yetişmemenin avantajını kullanarak burada daha da yavaşladım ve insanları gözlemlemeye başladım ben fotoğraf çeken insanların türlü türlü şekillere bürünmelerini hayretler içerisinde izlerken hemen arkamdaki iki yabancı turist bu ihtişamlı kapının bakımsızlığı üzerine konuşuyorlardı. Muhteşem mimarinin en nadide kıvrımları kararmış, eskimiş adete olağanca ihtişamın üzerine kara lekeler düşmüştü.

Bu dialoga şahit olmanın verdiği farkındalık ile ben de pür dikkat daha bir detaylı inceledim kapıyı, çok değil daha birkaç yıl önce çok daha iyi durumdaydı, bu kara lekelerin hiçbiri üzerinde yoktu. Anladım ki o zamandan bu zamana herhangi bir bakım ya da temizlik yapılmamıştı. İstanbul’un göbeğindeki ülkenin en simge yapısı bu haldeyse vay benim canım memleketimin diğer muhteşem eserlerinin haline dedim kendi içimden.

Sonra aklıma gündem tartışmalarından biri olan kültür bakanlığı bütçesi geldi, acaba kültür bakanlığımızın bütçesi yıllar içinde nasıl değişmişti ? Acaba ülkemiz diğer ülkelere kıyasla kültür ve turzim varlıkları için ne kadar bütçe ayırıyordu. Kültür ve Turzim alanında dünyanın en şanslı ülkesi olarak bu şansımızı korumak için ne kadar çaba harcıyorduk acaba ?

İşte taze taze çektiğim fotoğraflardan birkaç kare:

Güncel bi araştırma bulamadım ama 2010 yılından daha iyi durumda olduğumuzu sanmıyorum. İşte 2010 yılındaki bir araştırmada; kimi Avrupa ülkeleri Kültür Bakanlıkları bütçelerine de yer veriliyor: 2010 için Almanya 8.3, Fransa 12, İngiltere 8.8, İtalya 6.7, Rusya 4.4 milyar; Türkiye ise 690 milyon Euro… Bu ülkelerde devletin kişi başına düşen kültür harcaması Almanya 101, Fransa 197, İngiltere 143, Rusya 30, Türkiye ise yalnızca 10 Euro… 2013 yılı bütçe tasarısına göre Bakanlığın bütçesi yaklaşık 1.85 milyar TL. Toplam bütçe havuzundaki payı ise binde 47. 

Peki 2020 bütçemizde bizim için en hayati alanlardan biri olan Kültür ve Turizm için ayrıdğımız bütçe ne kadar ?

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 1 trilyon 92 milyar 21 milyon 197 bin TL, özel bütçeli idarelere 82 milyar 423 milyon 174 bin TL, düzenleyici ve denetleyici kurumlara 7 milyar 623 milyon 700 TL ödenek öngörülüyor. Bütçeden en yüksek payı 468,3 milyar lirayla Hazine ve Maliye Bakanlığı aldı. Hazine’yi 125,8 milyar lirayla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve 125,4 milyar lirayla Milli Eğitim Bakanlığı takip etti. Diğer bakanlıklara ayrılan paylar ise şöyle:

  • Sağlık Bakanlığı: 58,9 milyar lira
  • Milli Savunma Bakanlığı: 53,9 milyar lira
  • Tarım ve Orman Bakanlığı: 40,3 milyar lira
  • Emniyet Genel Müdürlüğü: 39 milyar lira
  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: 29 milyar lira
  • Adalet Bakanlığı: 19,7 milyar lira
  • Gençlik ve Spor Bakanlığı: 17,8 milyar lira
  • İçişleri Bakanlığı: 9,7 milyar lira
  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: 8 milyar lira
  • Ticaret Bakanlığı: 5,7 milyar lira
  • Dışişleri Bakanlığı: 4,6 milyar lira
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: 3,3 milyar lira
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı:  2,8 milyar lira
  • Jandarma Genel Komutanlığı’na da yaklaşık 23 milyar lira kaynak ayrıldı.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı’na ise 11,5 milyar lira ayrılırken, muhalefet milletvekilleri Diyanet’e 2020 yılı için ayrılan ödeneğin sekiz bakanlığın bütçesini aştığını vurguladı.

Diğer yandan bütçede, genel bütçeli idareler arasında yer alan Cumhurbaşkanlığı’na yaklaşık 3,2 milyar lira, TBMM’ye 1,7 milyar lira, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’na ise 2,2 milyar lira kaynak ayrıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve ilgili kuruluşlarının 2020 bütçesinin 5 milyar 127 milyon 247 bin lira olarak öngörüldüğünü belirten Ersoy, bütçenin 3 milyar 770 milyon 83 bin lirasının cari bütçe, 1 milyar 357 milyon 164 bin lirasının da yatırım bütçesi olarak planlandığını söyledi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s