Çanakkale içinde Aynalı Çarşı Kahraman Mühendis Müteahhit’e Karşı

Hepimizin bildiği ama ısrarla bilmemezliği vurduğu deprem gerçeği ile maalesef ülke olarak tekrardan yüzleştik, daha ne kadar acı yaşayacağız, daha ne kadar acı saracağız bilemiyoruz. Singursu.com olarak ilk konuk yazarımız Nano uzun yıllardır inşaat sektöründe deneyimli biri olarak; bizlere yıkılan doğanlar apartmanı gibi keskin, rıza bey apartmanı gibi gerçekçi, karagül apartmanı gibi hüzünlü bir yazı armağan etti, aynen yayımlamak boynumuzun borcudur.

İnşaat mühendisliği bölümünde okurken herkes gibi bende kendi işimi yapma hayali kuruyordum. Fakat bu hayalime temel olabilecek ne sermayem ne de ailemde bu işi yapan biri yoktu. Yani mezun olduğumda oyuna 1-0 geride başlamam gerekiyordu. Sektöre bir yapı denetim firmasında, kontrol mühendisi olarak adım attıktan sonra kalemde ikinci ve üçüncü golleri de görmem için çok uzun zaman geçmedi. Doğru mesleği yanlış ülkede seçmiştim galiba.

         Lebiderya olan bir konuya girizgah yaptığımın farkındayım. Asıl anlatmak istediğim noktaya odaklanmak için sizlere soruyorum . İdealist genç bir mühendis, galeriden, fırından, kuyumcudan, köyde sattığı tarla veya koyunlardan elde ettiği para ile sektörde boy gösteren müteahhitlerle baş edebilir mi ? Cevabı deneyimlerinin ışığında birlikte arayalım.

         Mevcut iktidarlar genel olarak 5. yılın sonunda tekrar seçilme hesapları içerisinde hareket ettikleri için normal olarak ekonominin dönüyor olmasıyla ilgilenirler. Nasıl olduğu çok da önemli değildir. Bizim ülkemizde inşaat lokomotif sektör olarak adlandırılır. Çünkü bir hareketiyle bir çok insana ekmek kapısı olur. Bu yüzden paranın bu sektöre akması önemlidir hükümetler için. Müteahhitler ki bir şekilde sermaye sahibi olmuş insanlar, kar odaklı hareket etmeye programlıdır ve paralarını katlamak için bulacakları fırsatı değerlendirmeye yer ararlar. İşte burada hükümetler ve müteahhitlerin çıkarları çakışır ve müteahhit abilerimizin, akademik eğitimini almadıkları, insan canına direkt etkisi olan bir sektörde boy göstermeleri için kapılar ardına kadar açılır. Kapılar açılmakla kalmaz, yasalar ve yönetmelikler arkadan esmeye başlar müteahhit kardeşlerimizin yelkenlerine.

         11 Mayıs 2018 yılında yapı denetim sistemi değiştirilinceye dek bu kardeşlerimiz kendilerini denetleyecek yapı denetim bürolarını kendileri seçebiliyorlardı. Yani kontrol firma olarak hasbelkader işini aldığınız bir müteahhit firmaya; yanlış yaptığını söylediğiniz vakit paranızı o verdiği için bir sonraki işinde sizinle çalışmamakla tehdit edebiliyordu. Düşünebiliyorsunuz 2018 yılına kadar bu saçmalığa kimse sesini çıkarmadı ve gözünü yumdu. Bir türlü anlam veremediğim bu hadise değiştikten sonra, sahada durumlar nasıl bilemiyorum ama umarım müteahhitler kontrol mühendislerini gördüklerinde çekinir hale gelebilmişlerdir.

         Gelelim idealist mühendisin müteahhitlerle rekabet edip edemeyeceği meselesine. Maalesef edemez. Bunu kendi sokağımdan bir örnek vererek açıklamaya çalışacağım. 2010 yalından itibaren sokağımızdaki apartmanların yarısından fazlası yenilendi. Ne de güzel de oldu.  Bunlardan sadece bizim binamız herhangi bir müteahhit firma ile anlaşamayarak kendi imkanlarımızla yenilendi ( banka kredisi kullanarak kendimiz inşaa ettik ). Diğer tüm bina sahipleri ki amcamlar da buna  dahil kat karşılığı müteahhit firmalarla anlaşarak yenilediler evlerini. Bu işi yaparken kıran kırana yapılan pazarlıklar genelde yüzde elli paylaşım ve artı bir miktar para şeklindeydi . Her ev sahibi daha fazla para koparma hırsı içerinde davranıyordu. Kaba bir hesapla yüzde elli paylaşım kaliteli bir yapı için yeterliydi ancak o bir miktar parada cebimize girmeliydi. Hoş o parayı almasa müteahhit kaba inşaatın kalitesini yapıya yansıtır mıydı ? Hiç sanmıyorum ama işte asıl mühim husus şu ki, yüzde elli anlaşma ile herhangi bir inşaat mühendisine  verilseydi iş, ev sahipleri iddia ediyorum şuan oturdukları evlerin iki katı güvenli evlerde oturuyor olurlardı . Çünkü demirin ve betonun nasıl işlenmesi ve uygulanması gerektiğinin eğitimini almış, teknik olarak ne işe yaradığını bilen bir inşaat mühendisi sütü bozuk değilse ne malzemeden ne de işçilikten çalar. ( 10 mühendisten en az 8  inin doğru işlem yapacağına eminim) .

           Yani sadece müteahhitler ve hükümetler suçlu değil depremde yıkılan inşaatlar konusunda, yine coğrafyamıza has aç gözlülük de etken bu işlerde. Biraz daha güvenilir yapılarda oturmak istiyorsanız; mutlaka patronu inşaat mühendisi olan firmalarla çalışmanızı tavsiye ederim. Yazımı sona erdirirken bardağın dolu tarafından bir kaç satırda yazayım da  yüreğinize su serpivereyim. Gömdüğüm müteahhit firmaların elinden de çıksa günümüzdeki yapılar eksilerine oranla her türlü daha sağlam yapılardır. Gerek malzemelerin kalitesi, gerekse kırık dökük de olsa denetim görmeleri sebebiyle eski evlerden daha sağlam oldukları gerçeğini de göz ardı etmemekte fayda var.

Düşündüren faydalı bilgi : Türkiye’deki müteahhit firma sayısı tüm Avrupa’da ki sayının tam 8 katıdır.

Yazar : Nano – 2 Ekim 2020 – İstanbul

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s